Alaattin Karaer
Yarın öğretmenler günü!
“Sensiz Olmuyor” Şiir kitabının yazarı emekli öğretmenimiz Ali Yıldırım’ın 23.11.2023 tarihinde kaleme aldığı “Öğretmenim” şiiri ile yazımıza başlamak istedim.
ÖĞRETMENİM
Öğretmenim al götür
Beni bu diyarlardan
Uçsuz, bucaksız
Denizler aşalım
Yeryüzüne bilgiyi,
Sevgiyi, barışı
Taşıyalım..
Birlikte yeni bir
Dünya kuralım
Sevgisiz yüreklere
Sevgi katalım..
Çocukların ölmediği,
Kimsenin aç, açık
Kalmadığı
Yeni bir dünyada
Özgür ve mutlu
Yaşayalım..
Bırakma elimi
Öğretmenim
Sensiz karanlıklar
Aydınlığa çıkmıyor..
Öğretmenlerimiz!
Bizleri okumayı öğreten, bu günlere gelmemizi sağlayan, yönlendiren değerli insanlarımız!
Sizler yetiştirdiniz, bugünün doktorunu, bilim adamını, hakimini, subayını, polisini, pilotunu, mühendisini…
Hak alma mücadelenizde, coplansanız da, biber gazına maruz kalsanız da;
Cumhuriyet sizlerle yaşadı, yaşayacak!
Okul yaşamımla başlayan öğretmen sevgim ve saygım, daha sonra düşünce, okul derneklerinde görev almak, arkadaşlık ve dostluk şeklinde yıllarca sürmüştür ve sürecektir. Bu nedenle de onlardan hiç ayrı olmadığım için de çoğu zaman beni öğretmen sanmışlardır. 40 Yıla yakın çalıştığım Makine Kimya Endüstrisi Kurumunun 2022 yılında Anonim Şirkete dönüşmesiyle, yıllarca hizmet vermiş, uzmanlaşmış, yetişmiş 2 bine yakın çalışanın düzenlerinin bozarak dağıtılması furyasına bende katıldım. Emekliliğime 8 ay kalmış benimde, 3 il tercih hakkımızdan, Kırıkkale Üniversitesine Araştırma Görevlisi olarak atanmam ile birlikte eğitim camiasına katılmış oldum ve Eğitim-Sen üyelim emekli olanak kadar kısa da olsa sürdü!
24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mekteplerinde, yaşlı genç, çocuk, kadın… herkes yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.
Millet Mekteplerinin açılış ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır.
İnsanoğlu var olduğundan beri değişik isimlerle de olsa var olmuştur öğretmenlik. Ülkemizde Cumhuriyetle birlikte, M. Kemal Atatürk’ün katkılarıyla çağdaş ve laik bir temele dayandırılmış, yeniden yapılanmayla sağlam temellere oturtulmuştur. Öğretmenlik mesleği çok saygın ve etkili bir meslek niteliğine kavuşmuştur. Bu yapılanmada Atatürk’ün eğitime çok önem vermesi yatmaktadır. Bu nedenle de öğretmenlik mesleğine Atatürk’ün ayrı bakış açısı vardı.
Söylemiş olduğu sözlerden bir kaçına bakacak olursak bunu daha da iyi anlarız.
Öğretmenler! Yeni Nesil sizin eseriniz olacaktır…
Cumhurbaşkanı olmasaydım Milli Eğitim Bakanı olmak isterdim….
Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir…
Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte öğretmen yetiştirme de başlı başına bir sorun olduğunu görüyoruz. Hem çok sayıda öğretmen yetiştirilmek, hem de Cumhuriyet hareketini benimseyen öğretmenleri yetiştirmek zorunluluğu olduğu için.. 1924 tarihinde Tevhidi Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu kabul edilmiştir. Cumhuriyet 25 öğretmen okulu 9000 kadar öğretmenle başlamış olup, bu öğretmenlerin ancak üçte biri öğretmen okulu mezunu olduğu söylenmektedir. Öğretmen okulları da o zaman kişisel laçka tutumlarla işlediği belirtilmektedir.
Cumhuriyetin kurulması ile birlikte eğitimin önemi gelmişti gündeme, gerçekçi eğitim ve uzun vadeli bir eğitim politikası gereği ortaya çıkmıştı. Yine M. Kemal Atatürk Kültür bakanı olan gerçekçi, aydın biri olan Saffet Arıkan, Atatürk’ün kendisine olan güveninden dolayı, eğitim ve öğretmen meselelerine kafa yoran İsmail Hakkı Tonguç’u İlköğretim Genel Müdürlüğüne getirmiştir. Tonguç ve ekibi yeni öğretmen tipi bulmak zorunda oldukları bilincindeydiler. Getirilen pek çok öneriler var olmasına karşın, bunları hayata geçirmek zaman alacak ve nitelikli öğretmen yetiştirmek kolay olmayacaktı. Atatürk ve bazı aydınlar, okur-yazar çavuşlardan yararlanma konusu üstünde durmuşlar. Yeni harfleri öğrenip askerlik yapan ve bildiklerini köylerde öğretmeye çalışan gençler ziyaret edilerek ve bizzat öğretmenlik denemesi yaptırılarak olumlu bir sonuca varılmıştır. Uzun tartışmalar ve denemelerden sonra, askerde okur- yazar olup, çavuşluk-onbaşılık yapan erlerden öğretmen yetiştirmek ilk aşama olmuştur. Aksi takdirde ne köylere gidecek elemen bulunabilir, ne de yeteri kadar okuma-yazma vardır. Okur-yazarlardan istekli olanların ve işe yarayanların tümü belirli kurslardan sonra öğretmen olarak değerlendirilmiştir.
Görülüyor ki; kolay yetişmemiştir bunca öğretmen! Geçen yıllar ülkemizde en çok çalışanı olan bu meslekteki insanlarımızın ne kadar fedakar olduklarını göstermiştir. Yurdumuzun dört bir köşesinde, imkansızlıklar içerisinde de olsa, artan hayat pahalılığı da olsa, kendilerine teslim edilen çocuklarımızın ve bizlerin eğitimini yüklenmişlerdir. Her gün artan hayat pahalılığına yetişebilmek şöyle dursun, yanına dahi yaklaşamamışlardır. Gerek eğitim çıkmazlıkları, gerekse eğitimin eksik, bozuk ve yanlış işleyişine çare bulmaya çalışan öğretmenler, sendikaları sayesinde mücadelelerini sürdürmelerine rağmen, değişik sendikalaşmalarından dolayı tek vücut olamadıkları için, hak ettiklerine kavuşamamışlardır.
Sizler saygıya ve sevgiye layıksınız öğretmenim.
Bu ülke sizlerin özverisi sayesinde daha güzel günlere geleceğine inanıyoruz.
Yarın sizin gününüz!
Cumhuriyet'imizin kurucusu, Başöğretmenimiz GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve Türk Milli Eğitimine emeği geçen tüm öğretmenlerimizi sevgi, saygı ve özlemle anıyorum.
Gününüz Kutlu Olsun!
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.