Bugün - 13 Kasım 2018 SalıKünyemizSayfalarReklamlarHakkımızda
images/habersistemi_06.pngimages/habersistemi_07.png
 
Kırıkkale   16°°C
 
Kırıkkale’ye CAN vereceğizKırıkkale’yi diğer illerde Bölgesel Hakem olarak temsil eden işa..
Vali Sezer ayağının tozuyla sahaya indi Son Valiler Kararnamesi ile Kırıkkale’ye atanan Vali Yunus Sezer, g&o..
Op. Dr. Öncel'den kolon kanseri uyarısı!

 

Özel Kırıkkale Yaşam Hastanesi Genel Cerrahı Op.

Güncel Haberi - 14 Mart 2018 Çarşamba

(06:38)

 

Özel Kırıkkale Yaşam Hastanesi Genel Cerrahı Op. Dr. Mehmet ÖNCEL Kolon Kanseri konusunda açıklamalarda bulundu, hastalığın belirtileri, teşhisi, tedavi ve hastalıktan korunma yöntemleri konusunda uyarılar yaptı. Konuyla ilgili açıklamalar yapan Op. Dr. Mehmet Öncel, şu bilgileri verdi:

 

TARAMA YAPILMASI ÖNERİLİR

 

Kolon kanserinin oluşumunda; aşırı yağlı, kırmızı et ağırlıklı beslenme, şişmanlık, sigara ve alkol tüketiminin yanı sıra polipler etkilidir. Tarama kolonoskopileri sırasında kalın bağırsakta polip görüldüğünde kanserleşmeden alınarak hastalığın önlenmesi mümkün olmaktadır. Kadınlarda meme ve yumurtalık kanseri hikayesi bulunması da bu kişilerde kolon kanseri riskini artırmaktadır. Meme ve yumurtalık kanseri olan kişilerde de 50 yaşını beklemeden kolon kanseri açısından tarama yapılması önerilmektedir. Polipler genellikle geç dönemde yani kansere dönüştüğünde belirti vermeye başlar. Poliplerin sadece küçük bir kısmı kansere dönüşmektedir. Ancak kanserlerin büyük bir çoğunluğu poliplerden geliştiği için oldukça dikkat edilmesi gereken bir konudur. Genel nüfusa baktığımızda bu oran ‰10-15 civarındadır. 50 yaş civarında nüfusun yaklaşık ‰25’inde değişik tiplerde polipler görülmektedir. 70 yaşı değerlendirdiğimizde ise görülme sıklığı ‰50’ye yakındır; yani poliplerin görülme sıklığı yaşla birlikte artmaktadır.

 

POLİPLERİN ÖZELLİKLERİ

 

Kendi kendine geçmemektedir.

Genetik özellik taşımaktadır. Birinci derece akrabalarında kolon kanseri ve daha önceki tetkiklerinde polip saptanan hastalar risk grubunu oluştururlar ve yakın takip gerekir. Polipler genelde 1cm civarındadır. 2 cm den büyükleri tehlikeli olabilir ve çıkarılması gerekmektedir. Şiddetli ağrı, bağırsak tıkanıklığı, kilo kaybı gibi belirtiler genellikle geç dönem belirtileridir. Hemoroid ve anüste fissür (çatlak) gibi problemler benzer belirtilere sahip olması nedeniyle bazı hastalarda rektum kanserinin tanı ve tedavisinde gecikmelere neden olabilir. Bu belirtiler hem hastaları hem de nadiren hekimleri yanıltabilir. Genel olarak 40 yaş ve üzerinde makat bölgesinden olan kanamalarda rektum ve kalın barsak kanseri olasılığı iyi araştırılmalıdır. Polip oluşumunu engellemek henüz pek mümkün değildir. Hareketsiz yaşam tarzını benimsemiş olanlar, aşırı stresli kişiler, sigara ve alkol kullananlar, obezite hastaları ve ağırlıklı olarak kırmızı et ile beslenenler risk altındadır. Ancak posalı gıdalarla beslenmek, sigara kullanmamak yani bağırsak hareketlerini düzene sokan her şey poliplerin oluşumunu engellemede önemli bir etkendir.

 

DİĞER RİSK FAKTÖRLERİ

 

Yaş: Herhangi bir yaşta ortaya çıkabilse de çoğunlukla 50 yaş üzeri kişilerde görülür. Kolon kanseri riski yaşla birlikte artar. 60 yaşın üzerindeki hastaların kolon ve rektum kanserlerine yakalanma oranı, 40 yaş altındaki kişilere göre 10 kat daha fazladır. Bağırsak İltihapları: Esas olarak iki çeşit barsak iltihabı vardır. Birincisi; enfeksiyona bağlı olarak kolon mukozasında yer yer oluşan ülser yani ülseratif kolittir. İkincisi ise, ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin herhangi bir bölümünde ya da aynı anda birkaç farklı bölümünde aralıklı iltihaplar ile ortaya çıkan Crohn hastalığıdır. Uzun süren, müzmin bir hastalık olmasına rağmen tedavisi mümkündür. Oluşan yüksek kanser riski sebebiyle, kolorektal kanser tarama testleri daha sık yaptırılmalıdır. Beslenme: Kolon ve rektum kanserlerinin özellikle fast food tüketiminin yaygın olduğu ABD ve Avrupa ülkelerinde görülme sıklığı oldukça yüksektir. Posasız gıda tüketimi, kabızlığı artırarak dışkının uzun süre bağırsak içinde kalmasına ve o bölgenin kanserleşmesine neden olmaktadır. Şarküteri ürünleri, salamuralar, tütsülenmiş etler, mangal türü yiyecekler ve kızartmalar, kabızlık yapan yiyeceklerdir. Bunun yanında meyve, sebze, baklagiller, tavuk ve tahıl bakımından zengin gıdaları tüketmenin risk oranını azalttığı belirlenmiştir.

Obezite: Kadın ya da erkek fark etmeksizin, aşırı kilo kolon kanseri riskini arttırmaktadır. Sigara: Yapılan birçok araştırmalarda sigara tüketimi ile kolon kanseri arasında ilişki olduğunu belirtmiştir.

 

KOLON KANSERİ BELİRTİLERİ

 

En sık görülen kolon kanseri belirtileri sürekli ishal ve kabızlık, her zaman normal bir kalınlıkta gelen büyük abdestin incelmesi, anüsten ve büyük abdestten kan gelmesi, büyük abdestte yumurta akı görünümlü salgıdır. Kanserin ilerlediği ve bağırsağı tıkadığı durumlarda ise karında şişlik ve ağrı oluşmaktadır.  Bu tür şikayetleri olanların doktora başvurması, erken tanı için önemlidir.

 

Bağırsakların yeterince boşalamaması hissi,

Dışkılama güçlüğü

Ağrılı dışkılama

Belirtileri de kolon kanserinin en önemli belirtileri arasındadır.  Bağırsağın sağ tarafını tutan kolon kanseri ile sol tarafını tutan kolon kanseri farklı belirtiler verebilir.  Bağırsağın sol tarafı daha dar bir bölge olması nedeni ile bu bölgenin kanserlerinde daha çok dışkıda incelme, kanama, dışkı düzeninde değişme gibi şikayetler görülürken, sağ tarafta ise bağırsak daha geniş olduğundan, kanser burada sinsi bir şekilde ilerlemekte, belirti vermesi daha uzun sürmektedir. Hastada, halsizlik, kansızlık, iştahsızlık ve karın ağrısı gibi belirtiler olmaktadır. Ağrılı dışkılama, demir eksikliği anemisi, kilo kaybı ve karında kitle hissinin kolon kanseri açısından önemli belirtilerdir. Kolon kanserinde hastalık ilerlemeden tanı konulması yaşam şansını büyük ölçüde artırmaktadır. Bu nedenle erken tanısı için kolon kanserinin belirtilerini takip etmek çok önemlidir.

 

KOLON KANSERİ TEŞHİSİ

 

Kalın bağırsak kanseri, tarama programları içinde yer alan bir kanser türüdür. Kanserden korumak ya da hastalığı erken evrede saptamanın en etkili yolu düzenli olarak yaptırılan endoskopik incelemelerdir. Bunların başında ise kolonoskopi gelmektedir. Kolonoskopi, hem mevcut bir tümörü erken evrede belirleme hem de kansere yol açabilecek polip ve benzeri sorunları daha kanserleşmeden tespit edip kişiyi kanser gelişiminden koruyabilecek özellikte bir işlemdir. 50 yaşın üzerindeki her bireyin risk durumlarına, kişisel sağlık hikayelerine, aile öykülerine göre 2-5 yıllık aralıklarla kolonoskopik incelemeden geçmeleri önerilmektedir. Kolonoskopinin hazırlığı ve uygulaması günümüzde hasta için çok daha kolay ve konforlu hale gelmiştir. Yeni kolonoskoplar son derece kolay uygulanıp hastaya rahatsızlık vermeden istenilen sonuçlar alınmaktadır.

 

KOLON KANSERİ TEDAVİSİ

 

Kolon kanserinde kolonoskopide alınan poliplerin üzerinde, kanser erken evrede yakalandığında ameliyat gerekmeyebilir. Sadece yakın takibe alınır. Poliplerin erken evrede, kansere dönüşmeden teşhisinde kolonoskopinin büyük önemi vardır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda kolonoskopi yapılarak poliplerin erken devrede çıkarılması ile kolon kanserinin büyük ölçüde engellenebildiği gösterilmiştir. Bu nedenle 45 yaşından sonra her erkek ve 50 yaşından sonra her kadın, dışkıda gizli kan taraması ve kolonoskopi yaptırmalıdır.  Kolonoskopi sırasında hasta konforuna büyük önem verilmektedir. Bu nedenle hasta “bilinçli sedasyon” denilen damardan hafif bir ağrı kesici ile yarı baygın hale getirilmektedir. Öncesinde bağırsağın çeşitli yöntemlerle tamamen boşaltılması gerekmektedir. Daha sonra fiberoptik bir kamera ile bağırsağa girilmekte ve görülen tüm polipler çıkarılmaktadır. Ancak burada kolonoskopiyi uygulayan hekimin tecrübesi, kullanılan cihazın dezenfeksiyonunun ve görüntü kalitesinin yüksek derecede olması,  büyük önem taşımaktadır.

 

 

KORUNMAK İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

 

Kolon kanserini engellemek henüz mümkün olmasa da günlük yaşantıya uygun olmayan beslenme, sedanter yaşam, obezite, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklara dikkat ederek kolon kanseri riski azaltabilir. Bunun için bazı yaşam değişiklikleri yapılmalıdır. Bunlar;

 

Beslenme: Meyve, sebze ve baklagiller bakımından zengin gıdalarla beslenmek, kolon kanseri riskini azaltmakta fayda sağlar. Kırmızı et ve alkol tüketimi, kolon kanser riskini arttırdığı için ölçülü olmalıdır. Sağlıklı beslenme ve yağ oranı düşük gıdalar tüketme, kilonun belli oranda tutulmasına yardımcı olacaktır.

Egzersiz: Araştırmalar, düzenli egzersiz yapmanın birçok kanser türünde olduğu gibi kolon ve rektum kanseri riskini de azalttığını göstermiştir. Egzersiz programına başlamadan önce doktora danışmak gerekir. Doktor kişiye uygun egzersiz programı konusunda yardımcı olacaktır. Haftada 5 gün veya 5 günden fazla, 30 dk süreyle yapılan egzersiz tavsiye edilendir. 45 dk’dan 1 saate kadar yapılan egzersiz daha fazla yarar sağlayabilir. Orta derece aktiviteler; tempolu yürüyüş, düz arazide bisiklete binmek… Hareketli aktiviteler ise; tırmanma ve koşudur.

Steroid Yapıda Olmayan (Aspirin gibi) İltihap Önleyici İlaçlar: Yapılan araştırmalar sonunda kolon bu tip ilaçların kanser riskini azalttığını ileri sürmektedir. Düzenli kullanılmaları halinde potansiyel faydaları vardır. Ancak, potansiyel bir kolon kanser riski söz konusu olduğunda, doktor kontrolü ile kullanılması yararınıza olacaktır. Aksi halde mide kanaması riski ile zarar vermesi söz konusu olabilmektedir.

Kalsiyum: Kolon kanseri için az da olsa yarar sağlayabilir. Günlük tüketilen 1200 mg kalsiyum, kolorektal adenom formunu ‰20, ilerlemiş adenom formunu ‰45 oranında azalttığı bilinmektedir. Bunun ötesinde, birlikte tüketilen D vitamini ve kalsiyumun birlikte adenom formunu azalttığı belirlenmiştir.

D vitamini; Yağda çözünen bir vitamindir ve takviye edilmiş süt, mısır gevreği, uskumru, somon, ton balığı gibi belli bazı balık çeşitleri içeren diyet ürünlerinde ve güneş ışığında bulunur. D vitamininin, kolon kanseri dahil bazı kanser türlerini önlemede önemli bir rol oynadığı varsayılmaktadır.

Prekanseröz (kansere yol açabilecek polipler) Polip Tarama ve Tedavisi: Özellikle meme kanserinde olduğu gibi, kanser türlerinde uygulanan tarama testleri, kanserin gelişmesini önlemez ancak erken evrede tanı konmasına fayda sağlayarak, tedavide başarı oranını arttırır. Prekanseröz poliplerin belirlenmesi içinde uygulanan tarama testleri sayesinde, kanserin gelişimi önlenebilir. Tespit edilen poliplerin alınması, daha sonra gelişecek kanseri engelleyebilir.

Koruyucu Cerrahi Müdahale: Koruyucu cerrahi müdahale, kolorektal kanser riski yüksek olan kişiler için önerilebilir. Bu ameliyatta, kanser gelişimi görülmeden önce, kolon bazen de rektum ve ilgili diğer organlar alınır. Ancak, bu tür bir ameliyat sadece kolon ve rektum kanseri riski yüksek hastalar için geçerli olabilir. Ameliyat kararı öncesi doktorunuzla faydaları ve sonuçları konusunda görüşmeniz önemlidir."

Şahin Karakoç

 

 

 


Okunma 501

Bu habere hiç yorum yazılmamış, ilk yorumu siz yazın !


GüncelHaberleri

Kırıkkalelilere Deprem'i yaşatan TIR
Fen Lisesi Şehitleri Unutmadı
Devlet vatandaşın yanında
Vatandaşla buluşmaları devam ediyor
Gezi bahanesiyle FETÖ propagandası iddiası davası
Öz Taşıma yine 1 numara
Millet, iktidarın deneme yanılma tahtası değil!
Hayata yol verin

Diğer Haberler

Bahar geldi çalışmalar hız kazandı
Ak Parti’de temayül heyecanı
Petrol-İş’te Murat Kaya dönemi
300 milyonu aşkın kişi astım kıskacında
Başkent EDAŞ, zorlu kış şartlarına hazır!
Şühedanın izinde 1300 kilometre
Bahçeli'den Bayrakdar’ın görevden alınmasına tepki
Şanal Turizm’den taraftara otobüs jesti
Yazarlar

Mehmet Erkoç

Mehmet_Erkoç KIRIKKALE DAHA GÜZELİNİ HAK ETMİYOR MU?

05.11.2018 10:37:24

Bir Alt-üst geçitler meselemiz var. Yanılmıyorsa..


Ankara Tayfa Kırıkkalelileri maça getiriyor Kurulduğu günden itibaren, gerek iç sahada gerek deplasmanlarda..
En Çok Okunanlar
Erken seçim olasılığının dilden dile dolaştığı şu günlerde, her.. CHP'de sürpriz isimler 2019 seçimlerine güçlü adaylarla girmeyi planlayan .. Kızık kazada hayatını kaybetti Edinilen bilgiye göre, Ankara'dan Kırıkkale'ye doğru giden, Kırıkkale ..
Arşiv Getir

Facebook


Künyemiz Sayfalar Reklamlar Hakkımızda Facebook FriendFeed Twitter MySpace 0,31Yazılım - Web Aksiyon