Bugün - 13 Kasım 2018 SalıKünyemizSayfalarReklamlarHakkımızda
images/habersistemi_06.pngimages/habersistemi_07.png
 
Kırıkkale   16°°C
 
Kırıkkale’ye CAN vereceğizKırıkkale’yi diğer illerde Bölgesel Hakem olarak temsil eden işa..
Vali Sezer ayağının tozuyla sahaya indi Son Valiler Kararnamesi ile Kırıkkale’ye atanan Vali Yunus Sezer, g&o..
Müslümanlar olarak aklı yeniden keşfetmek zorundayız

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.

Güncel Haberi - 12 Mart 2018 Pazartesi

(07:09)

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Onat Kırıkkale Üniversitesi ‘İlahiyat Bilimleri ve Eleştirel Düşünce’ konulu konferans verdi.  İslami İlimler Fakültemiz ve İlahiyat Topluluğu tarafından Yahya Kemal konferans salonunda düzenlenen programa akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

İslam ilim geleneğinde din ilimi, dünya ilimi gibi bir ayrım yoktur

İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eyüp Baş’ın açılış konuşmasının ardından programın konferans kısmına geçildi. Düşünmenin ve felsefenin önemine değinerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Onat, “Felsefe olmadan yöntem olmaz, yöntem yoksa bilim olmaz. Evrensel görüşte üniversite bilim üretilen yerdir. Üniversite çatısı altındaki fakülteler kendi alanlarında bilim üretirler. İlahiyatçıların şöyle bir handikabı var. ‘’İlim: tefsir hadis İslam hukuku, geriye kalan da bilim.’’ İslam ilim geleneğinde din ilimi, dünya ilimi, ahiret ilimi gibi bir ayrım yoktur aslında. Hepsinin kategorisi ilimdir. İlim ve bilim ayrımı şu anda İlahiyat fakültelerinin başını ağrıtan bir ayrımdır. İlahiyat fakültelerinde bilim yapılır. İlahiyat bilimleri ifadesini özel olarak seçme gerekçemiz bunu vurgulamaktır. Sistemsiz, düzensiz bilgi malumattır. Pek çok insan din konusunda bilgi sahibi olabilir. Ama dikkat edin, o insan malumatlı insandır.  Alim değildir. İlim sahibi değildir” dedi.

Bilim ve teknolojide üstünlüğümüzü kaybedince özne olma vasfını yitirdik

Prof. Dr. Onat, akıl ve vahiy ilişkisinin önemini belirterek, “Kim olursanız olun akıl size doğruyu söyler. İnsanın sorumluluğu da bu yüzden akılla ilgilidir. Akıl her zaman insana doğruyu gösterir. Bunu gündelik hayatınızda kanıtlamak istiyorsanız araç kullanırken hata yaptığınızı düşünün. İçinizden gelen ilk ses yaptığınız işin yanlış olduğunu söyler. Bu aklın sesidir. Fakat aklın yaptırım gücü yoktur. Bir şeyin yanlış olduğunu bilmek insanları yanlış yapmaktan alıkoymuyor. İşte insanın bu zaafı yaptırım anlamında vahyi devreye sokuyor. Akıl ve vahiy iş birliği yaparsa o zaman her doğruyu bilirsiniz, her bildiğiniz doğruyu hayata taşıyabilirsiniz. Her insan doğruyu bilir önemli olan yaptırım gücüdür. Bunun içinde vahyin desteğine ihtiyacımız var. Kaynakları bilmek yetmez, bilginin nasıl üretildiğini bileceksiniz. İlahiyatçıysanız bilginin de belirleyici kaynağı Kur’an’dır. Kur’an kültürünüz ve Kur’an bilginiz ne kadar sağlamsa kendinize o kadar güvenebilirsiniz. Kur’an’ın dışındaki hiçbir bilgiyi Kur’an ile eş değer tutamazsınız. Eleştirel bir boyutta düşünürseniz bu söylediğim ilkeleri uyguladığınızda gerçekten sorunları çözersiniz. İslam’ın ana kaynaklarını da öğrenirseniz problemlere çözüm üretirsiniz. Bizler Müslümanlar olarak 18. asırdan sonra bilim ve teknolojideki üstünlüğümüzü kaybettik. Bilim ve teknolojide üstünlüğü kaybederseniz özne olma vasfını yitirirsiniz. Size sadece tüketicilik kalır. 18. asırdan sonra Müslümanlar olarak sanatta da yokuz. Yani kendimize özgü mimari yok, başka şeyler yok. Bunlar da ayrı sorunlar üretiyor. Kur’an’ın salih amel dediği, yaratıcılığın zirvesinde bilim ve sanat vardır. O alanlarda yoksanız sadece tüketici olursunuz. Tüketici olmak, üretmeksizin tüketmek en hafifi ile en basit hali ile ahlaksızlıktır. Üretmeksizin tüketmek insanı nesneleştirir. Üretmeksizin tüketmek, insanın her şeyi nesne gibi görmesine yol açar. Ve şu anda bir milyar altı yüz milyon Müslümanın kavgası daha çok tüketme kavgasıdır. Evet bütün kavgamız bu aslında. Niye çünkü varlığımızı tüketim üzerine kurguladık. Ve ne yazık ki din de kullanılıyor. Çıkış yolu var mı? Evet var. Aklı yeniden keşfetmek zorundayız. Çünkü İslam’a göre oruçtan, namazdan önce farzların farzı aklı etkin kullanmaktır. Aklı olmayanın dini olmaz” dedi.

Plaket verildi

Program İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eyüp Baş’ın Prof. Dr. Hasan Onat’a plaket vermesi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Şahin Karakoç


Okunma 239

Bu habere hiç yorum yazılmamış, ilk yorumu siz yazın !


GüncelHaberleri

Vali Haktankaçmaz eğitim yatırımlarını inceledi
Arıcılık Araştırma ve Geliştirme Merkezi kuruldu
Karakeçili’de kanser taraması
Kırıkkale’nin ilk eğitim tarihi müzesi açıldı
Sağlık-Sen’den fedakar personellere ziyaret
Valilikten Taksicilere Genel Emir
Yatırımlardan Kırıkkale’de payını alacak
Türk Kızılayı'ndan ramazan yardımı

Diğer Haberler

Gözaltına alınan 3 zanlı tutuklandı
Sevdamız Kırıkkale
Korkuyu öldürerek destan yazdık
Deprem Haftası’nda farkındalık yaratan etkinlikler
Vali Haktankaçmaz, Başarılı Öğrencileri Kabul Etti
Klasik tarım anlayışından kurtulmalıyız
Kurbanlık alırken dikkatli olun
Şehit Polis Yılmaz Dikmen Dualarla Anıldı
Yazarlar

Mehmet Erkoç

Mehmet_Erkoç KIRIKKALE DAHA GÜZELİNİ HAK ETMİYOR MU?

05.11.2018 10:37:24

Bir Alt-üst geçitler meselemiz var. Yanılmıyorsa..


Ankara Tayfa Kırıkkalelileri maça getiriyor Kurulduğu günden itibaren, gerek iç sahada gerek deplasmanlarda..
En Çok Okunanlar
Erken seçim olasılığının dilden dile dolaştığı şu günlerde, her.. CHP'de sürpriz isimler 2019 seçimlerine güçlü adaylarla girmeyi planlayan .. Kızık kazada hayatını kaybetti Edinilen bilgiye göre, Ankara'dan Kırıkkale'ye doğru giden, Kırıkkale ..
Arşiv Getir

Facebook


Künyemiz Sayfalar Reklamlar Hakkımızda Facebook FriendFeed Twitter MySpace 0,19Yazılım - Web Aksiyon